Biz Heybeli’de Her Gece

Güneş bizlere yüzünü göstermeye başladığı zamanlarda ilk gidilecek yer olarak akıllara adalar gelir. Biz de güneşin ışıltısını görür görmez kendini adaya atanlardan olduk. Rotamızı huzur dolu adalardan biri olan Heybeliada’ya çevirdik. Eğer kafa dinlemek istiyorsanız ve kalabalıktan hoşlanmıyorsanız sizde Heybeliada’ya gelmelisiniz. Neden böyle dediğimi merak mı ediyorsunuz? O zaman huzur dolu adamızı keşfe çıkalım.

Soğuk havaların ardından güneşi görür görmez ailemle ada sefası yapmaya karar verdik. Evden çıktık ve Bostancı’ya geldik. Daha vapura binmeden huzur doldu içim. Vapura bindik ve bir vapur klasiği olan martıları simitle doyurma geleneğine bizde dâhil olduk. Martılara simit atarken, onların fotoğraflarını çekerken, vapurdaki gitar çalan gençleri dinlerken zamanın nasıl geçtiğini fark etmedim. Sonunda adaya geldik ve artık iliklerimize kadar o huzuru yaşıyordum.

Yaşadığım bu huzurla hemen adayı gezmek istedim. Her adada olduğu gibi ister bisikletle, ister faytonla ister de yürüyerek gezebilme şansınız var. Eğer sizde bizim gibi yolları zor bulurum diye düşünüyorsanız merak etmeyin oradan bir at hemen size göz kırpar. Malum ada deyince akla hemen atlar, faytonlar gelir.

Adanın her tarafını yürüyerek gezmek zor, biraz önce de dediğim gibi faytona binerek gezmek daha kolay olacaktır. Bizde öyle yaptık ve hemen bir faytona atladık. Sağ olsun faytoncu amca gezerken bize adayı çok güzel anlattı. O an kendinizi başında rehberi olan bir turla geziyor gibi hissedebilirsiniz.  Çünkü nerede ne olduğu hakkında detaylı ve çok güzel bir şekilde bilgi verirler, faytoncu amcalar.

Ee o kadar gezdik, yorulduk, tabii karnımız da acıktı. Hemen düşünmeye başladık nerede ne yesek? Nerenin yemeği daha güzeldir? Diye. İşte bizde Heybeliada’ya ilk gittiğimizde bu soruları kendi kendimize sorarken bulduk Mavi Restorandı. İçeri girdiğinizde mekânın sahibi Nigar Çelik güzel gülümsemesi ile karşılar size. Evet, mekânı bulduk, peki ne yemeliyiz burada deyişlerinizi duyar gibiyim. İlk olarak eğer mevsimi ise enginar dolması yanında midye sarma ve balık köftesi yemenizi öneririm. Salatanızı istediğiniz gibi yaptırabilirsiniz. Ama ana yemek olarak mekânın en harika yemeği gümüş balığı. Gümüş balığını yemeden sakın oradan dönmeyin. Yoksa çok pişman olursunuz. Ana yemekten sonra tabii ki de tatlıyla yapacağız kapanışı. O da çilek soslu sakızlı muhallebi. Bu şekilde günün yorgunluğunu karnınızı doyurarak huzur içinde atabilirsiniz.

Yemeğimizi de yedikten sonra ee artık dönüş vakti. Malum daha kış yeni bitti ve vapur saatleri o kadar geç saatlere kadar değil. Son vapuru kaçırmadan dönmek lazım. Adaya gelirken içimdeki o heyecan dönerken yerini hüzne bıraktı. Çünkü uzun zamandan sonra ilk defa bir günümü bu kadar dolu dolu ve huzurlu geçirdim. Sizde az da olsa kafa dinlemek istiyorsanız, rotanızı adalara çevirebilirsin.

Hazal Ceren Celepsoy

INSTAGRAM @hazalcerencelepsoy

Biz Heybeli’de Her Gece” üzerine bir yorum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s