ŞEHR-İ İSTANBUL’DA KEŞF-İ ÇATALCA

Aslında bugün bir Bursa gezisi ile karşınıza çıkmayı planlıyordum. Ancak her zamanki gibi planlar işe yaramadı ve doğaçlama gelişen bir Çatalca gezisi ile sizlerle birlikteyim. Cuma akşamı ve saat ilerliyor, ben harıl harıl etkinlik arıyorum. Çatalca-Cennet Şelaleleri etkinliği bana cazip geliyor, nede olsa sabah erkenden uyanma derdinden kurtarıyor beni 🙂 Geriye tek bir şey kalıyor: Araçta boş bir koltuk bulmak. Hemen telefona sarıldım ve numarayı tuşladım. Normal şartlarda böyle işlemiyor aslında, katılmak istediğinizi mail yoluyla bildiriyorsunuz ancak bu sefer zamanım yok. Şansımı deniyorum. Derdimi anlatıyorum, amma ve lakin telefondaki ses aracın dolduğunu söylüyor. Artık kısmet değilmiş deyip haftasonunu evde geçiririm belki bisiklet yaparım diye düşünüyorum. Gece saat 1 ve telefonuma gelen bir mesajla ayağa fırlıyorum ve MOR çantamı hazırlıyorum. Sabah 8’de belirtilen yerde hazır bulunmam gerekiyor.

………………………………………………………….

Boytrek grubu ile ilk defa gidiyorum, açıkçası tanıdık bir sima görmeyi beklemiyordum. Ancak araç durup ben bindiğimde yüzümde bir tebessüm, ağzım kulaklarımda 🙂 🙂 🙂 Diğer faaliyetlerde tanışıp iyi bir arkadaşlık geliştirdiğim grubum karşımda duruyor. Şanslı günümdeyim diye düşünüyorum. Araç Çatalca’ya doğru harekete geçiyor.

Karamandere-Koftecisi
Köy Meydanında Kahvaltı

Burası Çatalca’nın Karamandere Köyü’nün meydanı. Karamandere Köftecisi, yolumuz buraya düştüğünde kahvaltı yaptığımız nokta. Sahipleri oldukça güler yüzlü ve ÇAYLAR müessesesen 🙂  Özellikle kelle paça çorbası içiliyor burada. Şahsen kendim hiç içmedim ancak çok severek içiyorlar. Bunun yanında hazır kahvaltı tabağı da sunuluyor. Ancak ben en çok Abla’nın SÜTLAÇ‘ ını beğendim. Ağzınızda harika bir tat bırakıyor, en önemlisi de doğal süt kullanıyorlar. Bu köyün çok güzel bir atmosferi var. Buraya yolunuz düşerse size GİZEMLİ VADİ‘yi ve KARAMANDERE ŞELALESİ‘Nİ gezip görmenizi şiddetle tavsiye ederim. Belki daha sonra size Karamandere Gizemli Vadi gezimizi anlatırım ancak şuan konumuz başka 🙂 Bu Yüce Gönüllü şehir sadece kitlenen trafikten, koşturan insan selinden, boğucu avmlerden, birbirlerine tahammül edemeyen insanlardan ibaret değil, İstanbul’un doğasını da köylerini de keşfedin. Kendinizi ödüllendirin.

Karamandere-Koyu
köyden ayrılış

Olmazsa olmazımızdır ayrılmadan evvel meydanda toplu fotoğraf çekmek. Sonra yine yola koyuluyoruz. Bir başka köye, Binkılıç’a doğru ilerliyoruz. Yol boyunca uçsuz bucaksız tarlaları, traktörlerle tarla süren köylüleri, bir ressamın fırça darbelerinden nasibini almış bulutlarla bezenmiş gökyüzünü izliyorum. Hava açık ve güneşli. Araçta neşeli insanlar. Bir de minik bir misafirimiz var. YAĞMUR 🙂 Görme alışık olmadığımız bir durum. 5 yaşındaki Yağmur bugün bizimle 15-16 km’lik parkuru tamamlamak için anne-babasıyla gelmiş. Hatta bu 3. faaliyetiymiş 🙂 Maşallah diyelim süper kahramanımıza 🙂

Karamandere-Koyu
Yağmur

Burası faaliyetimizin başlangıç noktası. Faaliyete minik maceracımızla bir fotoğraf çekerek başlıyorum bu sefer. Baya renkli bir faaliyet olacak belli 🙂 Dere ile ilk buluşma noktasına kadar düz patika boyunca ilerliyoruz. Hemen her noktada lila rengi orman gülleri bizi selamlıyor. O kadar güzeller ki koparmaya kıyamıyorsunuz.  Biz de sadece dalında sevdik. Epey ilerledikten sonra suyun akışı bir melodi tadında geliyor kulağımıza. Dere aynı zamanda maceranın başlangıcının da habercisi. Atraksiyon hiç eksik olmuyor. Bazen bastığınız bir yerden kertenkele fırlayabiliyor 🙂

Catalca-Ormanlari
Orman Gülleri 🙂

Derenin çok derin olmayan noktalarında suya girerek ilerliyoruz. Elbette bu esnada bastığınız taşlara dikkat etmelisiniz. Çünkü kayıp kendinize incitme ihtimaliniz var. Suyun diz hizamıza yaklaştığı noktalarda ise karadan devam ediyoruz. Tabi düz bir patikada olmuyor bu 🙂 Ya koca kayalara tırmanıyoruz, ya uçurumlardan dallara tutunarak (kalbimiz deli gibi çarparken) inişe geçiyoruz veyahut da suyun üzerine düşmüş sağlam ağaç gövdelerini köprü niyetine kullanıyoruz. Tabi ekip üyelerinin birbirine yardım etmesi önemli. Özellikle beylerin desteği önemli 🙂 🙂

Catalca-Gizemli-Vadi Size anlatmaya çalıştığım zorluğun derecesini faaliyet arkadaşımın yüzünden görebilirsiniz. Bizi şelaleye götüren yolun zor olan bir bölümü. Bazen kelimelerle ifade edemediğiniz bir şeyi bir fotoğraf daha net ifade eder 🙂 Ayrıca gördüğünüz gibi taşlar yosunla kaplı ve bu da sık sık kayma tehlikesi geçirmemize neden oluyor. Catalca-Selaleri

Özellikle bu fotoğrafa dikkatli bakmanızı rica ediyorum. En çok sıkıntı çektiğim geçit burası oldu. Tabi bacak boyu kısa olunca 🙂 durduğum noktadan ağacın gövdesine ayağımı koymak inanılmaz zor oldu. Bayanın suda rahatmış gibi göründüğüne aldanmayın sakın 🙂 Oldukça derindi ve haliyle suya girmeye de cesaret edemedim. Tek bir seçeneğim vardı; dallara basarak geçmek. Neyse ki en solda duran arkadaş imdadıma yetişti. Eliyle ve ayağıyla destek verdi. O şekilde tamamladım geçişi. Ayağım karaya bastığında kan ter içinde kalmıştım. Güya suya girmedik ama bu sefer de terden sırılsıklam olduk 😉 Aramızda en kolay Yağmur geçmiş oldu 🙂 Elden ele kuçaktan kucağa geçirdik karşıya 🙂 🙂 🙂 Artık biraz enerji toplamaya ihtiyacımız var. Çok acıktık ve faaliyet lideri Kamil beyin de uyarısıyla yanımızda getirdiğimiz yiyecekleri açıyoruz ve aç kurtlar gibi dalıyoruz yemeye 🙂 🙂 🙂

Catalca-Ormanlari
Geniş bir kayaya kurulduk. Piknik havasında bir öğün geçirdik. Bol oksijenden midir sofradaki insanların güzelliğinden midir bilmem ama tıka basa yedik o gün Sonuç ne mi oldu ??? Üzerime rehavet çöktü fena uyku bastırdı Sonraki ilk mola yerinde bi 5 dakika kestirdim işte bu da kanıtı
IMG-20170521-WA0028

Bu halimi hep fotoğraflayacak biri  çıkıyor. Bu sefer Köksal abinin ağına düştük 🙂

Az gittik uz gittik dere tepe düz gittik altı ay bir güz gittik derken şelalenin kaynağına vardık. Kumsal (The Beach) filmini izlediniz mi bilmiyorum ama o filmde bir sahne var. Harikulade bir şelaleye denk geliyorlar ve yüksekten içine atlıyorlar. İşte Cennet Şelaleleri de tepeden öyle harikulade bir o kadar nefes kesici görünüyor. Tamammm hemen geliyor fotoğraflar 🙂

Catalca-Selalesi
Şelaleye tepeden bir bakış
Karamandere-Selale
Şelalenin ön yüzü 🙂
Karamandere-Selalesi
Aynı anda 3 kamera alınca nereye bakayım bilemedim
catalca-gizemli-vadi
Cennetin en güzel tarafı 🙂

Artık şelale ile vedalaşma zamanı geliyor. Ormanın dinginliğine doyamadık ancak yorulduk artık. Neyse ki yarın pazar uyur dinlenirim bol bol diyorum kendi kendime. Pazartesi sendromundan en az zararla sıyrılmam lazım 🙂 İş günleriyle oldum olası bir alıp veremediğim var zaten dur bakalım 🙂 Kamil Beye göre son 2 km yolumuz kaldı ve Kuzuludere (Kuzuluk) Göleti‘nde günün batışına şahit olduktan sonra araçtaki yerlerimizi alıp yola düşeceğiz. Yaklaşık 4 saatlik bir yolculuk bekliyor beni. Aslında tam şu anda istediğim şey ıslak ayakkabılarımın içinde kopup dökülecekmiş gibi hissettiğim ayaklarımı kuru ayakkabılarımla buluşturmak. Ayak parmaklarımın ve tabanımın az çok neye döndüğünü tahmin edersiniz. Ayrıca dizlerim de sızlamaya başladı. Ayyy ben yine huysuzlanmaya başladım 🙂 🙂 🙂

Dere yataklarından sıyrılıp göle doğru giden orman patikasına sapıyoruz. Son bir mola veriyoruz ve tabana kuvvet yürümeye devam ediyoruz. Bir kaç ATV’ye ve arazi aracına denk geliyoruz. Biraz daha ilerleyince yolun sağ tarafından gölün silueti belirmeye başladı. Gölün kenarına doğru yokuş aşağı süzülüyoruz. Saat 18:30 suları ve güneş yavaştan bulutların arkasına gizleniyor. Işık huzmeleri gölün yüzeyini kamaştırıyor o kadar ki gözünüzü alıyor parlaklık. Gölün çevresinde kurulmuş çadırlar gözüme çarpıyor. Kamp kurmak isteyenler için eşsiz bir yer. Saklı bir cennet 🙂 🙂 Oturup derin bir ohhh çekiyorum bir süre öylece dalıp gidiyorum. Balık tutan adamın oltayı ustaca kaldırıp göle savuruşunu izliyorum. Sonra yanına yaklaşıp oltayı rica ediyorum. Ben de bir iki sallıyorum göle pek iyi beceremesem de 😉 😉 😉 Daha sonrasında göl kenarında toplu bir fotoğraf alıp araca doğru yol alıyoruz. Yedek kıyafetlerimizi üzerimize geçirip araçtaki yerlerimizi aldık. Gökyüzü yavaştan karanlığa çekildi. Ben de uyuma moduna geçtim. Haydi bize iyi yolculuklar. Bir başka doğa harikasında buluşmak üzere 🙂

kuzuludere-goleti
Bana balık yemeyi değil tutmayı öğret diyen Çin atasözüne kulak verdim 🙂
Kuzuluk-Goleti
Mutlu suratlar 🙂 🙂 🙂
Kuzuludere-Goleti
Güneşin batışını izledin mi bugün? Zenginsin! Kaçırdın mı? Fakirsin! Servetini artırmak için mümkün olan her fırsatta büyük sanatçılarla buluş! Ve Güneş çok büyük bir sanatçıdır!

Instagram

dogada_gezgin

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s